14 Şubat 2016 Pazar

Turkcell Müşteri Memnuniyeti Eksikliği

 

Turkcell Müşteri Memnuniyeti Anlayışına Sahip Değil


Olay: Hat sahibi bilgisi dışında, Turkcell'den Avea Turk Telekom'a hat taşınması
 
Aksaklıklar: Empati kuramama, savsaklama, müşteri memnuniyeti kavramı eksikliği, müşteriyi sahiplenememe, kurumsal imaj anlayışı ve profesyonel yaklaşım eksikliği, muhatap bulamama
 
Artı Puan: Maalesef yok.
 
Bu tip olaylarla gitgide daha sık karşılaşılabiliyor. Hiç haberiniz ve bilginiz olmadan GSM hattınız bir başka operatöre, bilinmeyen kötü niyetli kimselerce taşınabiliyor. Sebebini ve nasıl yaptıklarını bilmek de zor.
 
Bu olayda da Türkcell'den hizmet alan 507 alan kodlu bir hattın Avea-Turk Telekom'a taşınması söz konusu. Burada doğal olarak Türkcell kendisine gelen taşıma talebini gerçekleştirip, hattın taşınmasını normal sürecinde tamamlıyor ve buraya kadar bir kusuru yok.
 
Ancak olayın bundan sonraki kısmı önemli. Doğal olarak daha taşıma dahi tamamlanmamışken kendi kullandığın operatör olarak Türkcell müşteri hizmetlerini arayınca, görüşülen herkes konuyu kendi başından savsaklıyor. "TIM'e gidin" diyor. Bu defa ülkenin başkentinin en merkezi yeri olan Kızılay Alışveriş Merkezi'nde girişin iki kat altındaki TIM'e gidip, mağaza müdürü konumundaki O. Bey'e konuyla ilgili savcılığa dilekçe verildiğini ve bunu genel merkezlerine fakslayarak, mağduriyetin de bildirilmesini, çünkü taşıma sonrası geri dönüş yapıldığında, hattın mevcut tarife ve haklarının korunmasını istediğinizi ifade ediyorsunuz.
 
Başından savsaklar şekilde bir hali olduğunu belli eder tarzıyla, bankodaki arkadaşlarının yardımcı olabileceğini söylüyor. Bunu gören banko arkasındaki erkek personel, işleri olduğunu 20-25 dakika sonra yardımcı olabileceğini söyleyerek, sizin gitmenizi sağlamaya çalışıyor. Bu defa mağaza müdürüne tekrar gidip "20-25 dakika beklememi söyledi çalışanınız, bunu onaylıyor musunuz" dendiğinde yine savsaklıyor. Biraz beklersem e-mail atabilirlermiş diyor. Bu defa uzak köşeye gidip müşteri hizmetleri arandığında, müşteri temsilcisi arkadaş, taşıma olduğu için mevcut hakların korunamayacağını söylüyor. Telefonda nereyle görüşüldüğünü kestiremeyen mağaza müdür O. Bey hemen gelip bankodaki bayan görevlinin yardımcı olabileceğini söylüyor. Fakat bayan görevli savcılık suç duyurusu kaşesi olan belgeyi yollayabilecekleri faksları olmadığını, e-postayı da kendi atamayacağını söyleyip, e-mail adresini bir kağıda yazıyor. Armada iş merkezindeki TIM'in Turkcell'in kendi birimi olduğunu ve oraya gidebileceğimi söylüyor.
 
Sonuç olarak Türkcell müşteri memnuniyeti konusunda tamamen sınıfta kalıyor. Koskoca başkentte, sadece bir yer gösterilebiliyor hizmet verilebilecek ve oraya gidilse nasıl bir tutumla karşılaşılacağı da belli değil. Bir sorunla karşılaşılınca, herkes birbirini gösteriyor. Yol gösteren kimse yok. Muhatap yok. Haklarınızı müşteri memnuniyeti kapsamında korumayı düşünecek profesyonel bir anlayış yok. Mevcut müşteriyi sahiplenecek bir anlayış yok.
 
Nitekim yukarıda bahsedilen AVM'den dışarı çıkıp, sokaktaki milli piyango biletçisine bir şey sorulduğunda dahi, hiç bir çıkar beklentisi olmadığı halde, çok daha yardımcı bir tutum sergileyebiliyor. (Hepsi değil mutlaka.) Ama bu durumu kafada tartınca, Turkcell'in ciddi eksikliği kolayca değerlendirilebiliyor.
 
Burada ayrıntıları okuyan üst düzey yöneticiler belki bu konulara köklü çözüm getirecek yollar düşünürler. Çünkü Türkcell epeyce zamandan beri tamamen savsaklayan ve müşteri memnuniyeti konusunda her gün daha kötüye giden bir firmacık olma yolunda. Büyüklük cafcaflı televizyon reklamlarıyla olmuyor maalesef. İzlenen tutum konusunda, sokak satıcılarının ve işportacıların bile gerisinde kalmak hiç de iyi bir imaj değil.
 
 
Not: Avea-Turk Telekom hat taşıma konusunun gerçek suçlusu ve konu hakkındaki gözlem süreci tamamlanınca, bu firma ile ilgili bilgiler de sitemize eklenebilir.
 
 

6 Şubat 2015 Cuma

Vodafone Denetleme ve İnceleme Bilgileri


VODAFONE PİŞMANLIKTIR


       Olay: Ön ödemeli hat iptali

       Aksaklıklar: BTK 'nın öngördüğü sürelerden önce keyfi hat iptali. Uygulama hatalarını ısrarla kabul etmeme. Müşteri hizmetlerinin erteleyerek savuşturmacı tutumu

       Artı Puan: Maalesef yok.

       BTK ön ödemeli yani faturasız hat için belirlediği iptal etme süresi, TL yüklemeden sonra 180 gün aktif süre ve 90 gün yarı aktif süre olmak üzere toplam 270 gündür.

       Vodafone ise tamamen aldatmacalı olarak bu sürenin 90+90 gün olduğunu iddia edip, fakat bir de kendi ifade ettiği süre öncesinde dahi iptal ettiği hat için "uygulama hatası yoktur" yanıtını veriyor. Müşteri hizmetleri arandığında, sorunla ilgileneceği yönünde yanıt verilip ertelenerek savuşturuluyor. BTK sitesinden şikayet yapıldığında ise, tamamen geçiştirici ve aldatıcı yanıtlar veriliyor.

       Sonuç olarak denilebilir ki, bu operatör ile sorun yaşama olasılığı fazla ve sorun yaşayan kişi çözümsüzlüğe itilip hakkını arama şansı kalmıyor. Bunu diğer sitelerde gözlemlediğimiz müşteri hizmetleri memnuniyetsizliğinden de gözlemledikten sonra yorumladık ve sonucu en net şekilde ifade etmeliyiz: Vodafone pişmanlıktır.

31 Ağustos 2014 Pazar

İş Bankası / İşbank Denetleme / İnceleme / Denetim Bilgileri


İş Bankası Denetim Bilgileri



       Olay: Yıllık aidatsız kredi kartı talebi

       Aksaklıklar: Kalitesiz çalışan tutumu, her defasında yeniden sözleşme imzalanması dayatması

       Artı Puan: Maalesef yok


       Her bankanın aidatsız kredi kartı seçeneği sunma zorunluluğu ile bile birlikte, böyle bir kredi kartı alma amaçlı olarak, zaten normalde Maksimum kredi kartını kullandığımız İş Bankası'nın müşteri hizmetlerini telefonla aradık. Başvurunun şubeden yapılması gerektiği bilgisini aldık.
 
      Şubesine gidip bankanın kredi kartıyla bir sıra numarası aldık ve ilgili bireysel işlem elemanı numaramızı çağırdığında talebimizi ilettik. Çok uzun yıllar müşterisi olduğumuz şubenin çalışanının nüfus cüzdanımızı istemesiyle birlikte bir taraftan uzatılan bir kredi kartı başvuru formu ile karşılaştık. Bize söylenen şuydu ki; geçmişten beri müşteri olmamız ve zaten bir Maksimum kredi kartımızın olması bir şey ifade etmiyormuş ve bir başvuru formu doldurup, kredi kartının verilip verilmeyeceği konusunda değerlendirmeye tabi tutulmamız gerekiyormuş. Halbuki eski kartı hiç talep olmadığı halde zamanında kendilerinin yollamış olduğunu hatırlattık ama sonuç değişmedi. Üstelik aynı mevcut limitin içine tabi olacağı söylenen -aidatsız- ikinci kart için başvuru formunu doldurmaya başladık. Bu arada dikkat çeken nokta şuydu ki, İşbank çalışanı kurumsal bir firmayı temsil yeteneğine sahip görünmüyordu.
 
       Formda çok ayrıntı bilgiler sorgulanıyordu ve çalışan her yazdığımız bilgiyi hiç de hoş olmayan bir şekilde, bizi kontrol eder gibi göz ucuyla takip ediyordu. Formu uzunca uğraşıp doldurduktan sonra imzaladık ve ardından çalışanın uzattığı diğer bir kağıdı daha imzaladık. Ardından önümüze bir sayfa daha uzatılınca baktığımızda, çalışanın elinde daha sayfa sayfa evrak durmaktaydı. Bunların hepsini tek tek imzalamamızı istiyordu ve banka sözleşmesini yeni baştan sayfa sayfa imzalamamız gerektiği dayatmasında bulunuyordu. Sözleşmeyi daha beş ay önce sayfa sayfa tekrardan imzaladığımızı söyleyince "o zamandan beri dört defa değişti sözleşme metni" şeklinde bir karşılık verdi.
 
      Tutumu çok itici bir hal almıştı ve baştan bu durumun neden söylenmediği sorgulanınca, herkese bu şekilde imzalattıkları şeklinde bir açıklama geliyordu. Daha 4-5 ay önce internet bankacılığı yoluyla vadesiz hesabımızdan dolar almak istediğimizde yine şubeye yönlendirmişler ve sayfalarca sözleşmeye 15-16-17 civarı imza attırmışlardı. Yapmak istediğimiz her işlemde yeniden şubeye yönlendirip yeniden güncellenmiş sözleşme imzalatma çabalarıyla defalarca karşılaşıyorduk. Çünkü sözleşmelerine her defasında kanunlar karşısında kendilerini avantajlı konuma geçirip, müşterinin aleyhine çalışacak yeni ayrıntılar ekliyorlardı.
 
       Televizyonda 90. yılları için Cem YILMAZ'ın oynadığı reklamdaki, İş Bankası, banka memuru Bahri Bey gibi değil de, pazar esnafı tarzında davranan çalışanları vardı. O reklamı da hatırlayalım hemen.


       Banka çalışanı reklamda sözü edilen bankayı temsil etme ifadesini bırakın, köşe başındaki esnaf kadar dahi olamıyor buluğ çağına yeni girmiş bir çocuk gibi iddialaşarak, neredeyse "başka bankaya gidin" demediği kalıyordu. Olumsuzluğu basamak basamak dayatma kurnazlığı yerine, baştan şartlar söylense ona göre düşünülürdü ve müşterinin böyle aptal yerine koyar gibi, her şubeye uğradığında önüne sayfa sayfa yeniden düzenlenmiş sözleşme konmasının doğru bir tutum olmadığı söylense de, çalışan itici tutumundan vazgeçmiyordu. Bu şartlarda imzalanan belgeleri yırtarak geçersiz kılmak istediğimizi söylediğimizde ise elinde duran özenle uğraşılarak doldurulmuş kredi kartı başvuru formunu bir anda saygısızca ve haddini bilmez şekilde yırtması, 90. yıl reklamlarındaki iddialarıyla tamamen çelişen ve İş Bankası'nı tamamen yalancı çıkaran bir tutumdu.
 
       O arada tartışmalı durumu fark ederek gelen ve yetkili olduğunu söyleyen banka çalışanın olumlu yaklaşımı bu haddini bilmez tutumu örtmeye tabii ki yetmeyecekti. Daha önceki aylarda telefon görüşmelerinde rastladığımız ve reklamda bize gösterildiği gibi 'yaşlandırma tekniği'nden nasibini almamış saygısız çalışanların, belki de kendi yaşlarından fazla zamandır bankalarının şubeleriyle sorunsuz çalışan birine karşı olan saygısız ve ne dediğini bilmez tutumları maalesef İş Bankası'nı tamamen küçük düşürüyor ve reklamıyla tutarsız yapıyor. Aynı zamanda Cem Yılmaz da "ben reklamda oynadığım için paramı alırım, gerisine karışmam" deyip geçer mi ya da gerçeklerin böyle olmadığını öğrenirse kafasında bir değerlendirir mi bilemiyoruz ama banka ile birlikte tamamen yalancı durumuna düşmüş oluyor. Kendi saygınlığından da yitiriyor.
 
       İş Bankası'na kesinlikle her defasında kendi çıkarı doğrultusunda ayrıntıları güncellenmiş sözleşme imzalatma talebi dayatması ve böylesine gerçek dışı, yalan dolan reklam yakışmıyor.

28 Ağustos 2014 Perşembe

Çağsit Büro Koltuk İmalat Sanayi Denetleme


ÇAĞSİT DENETLEME BİLGİLERİ


       Olay: Çağsit atölyesinde ürün seçimi ve alışveriş deneyimi

       Aksaklıklar: Güvenilmez tutumlar zincirlemesi

       Artı Puan: İskeleti sağlam koltuk

 
       Üretildiği yerde gözlem yapmak için yılın ikinci ayında Çağsit büro koltuklarının atölyesine gittik. Öğleden sonra geleceğimizi söylediğimiz yetkili yerinde yoktu ve akrabası olan bir diğeri bizimle ilgilendi. Atölye ortamının doğal sonucu olan, çalışanlar ve çok da temiz olmayan bir ortamla karşılaştık.
 
       Direkt üreticisinden satın alacağımız halde, bize bakan yakın akrabanın söylediği fiyatlar, telefonda görüştüğümüz kişininkinden oldukça yüksekti. Bunların son fiyatlar olduğu ve daha fazla indirim olmasının mümkün olmadığı söyleniyordu. Tipik satış elemanı yetkilisi ifadelerden sonra, telefonda aldığımız fiyatları söyleyince, ister istemez bu iddialı tavır düştü.
 
       Bir gerçeklik vardı ki, bizim kullanılan iç dolgu malzemelerinin maliyetlerini tahmin edebilme şansımız bile yoktu ve her biri farklı ürün olan onca çeşit koltuğun rahatlığına ve görünümüne bakarak karar verebiliyorduk ancak.




       Makam koltuğu olan bu cb301 model üst modellerden biri olup, esasen ahşap ayaklıydı. Fakat ahşap ayakların sağlam olmayabileceği düşüncesiyle, metal ayakların nasıl göründüğüne bakmak isteyip, değiştirttik. Bu aşamada ayrıntılar hakkında tamamen bilgisiz kaldık, çünkü aslında ayakların değişmiş olması koltuğun malzeme maliyetini düşürmüş olup, üretici bu konulara asla değinmek istemiyordu ve baştaki fiyat konusuyla birlikte satış elemanının güvenilmezliği konusu kafamızda pekişmişti.
 
       Telefonda görüştüğümüz kişinin gelmesiyle birlikte bu defa ürünün nakliyesi sorunu ortaya çıkmıştı. Ürünü taşımak için kendi nakliye araçları olmadığı söyleniyordu. Ancak ürünün ayaklarının daha ucuz maliyetli olanla değiştiği bilgisini alınca bu defa nakliyeye razı olundu ve olmadığını söyledikleri araçlarına konularak, ulaşım sağlandı.
 
       Aynı zamanda koltuğun vinileks kaplamasının dayanıklılığı konusunda satıcı kesinlikle yanıttan kaçıyordu. Nitekim birkaç ay kullanımdan sonra kolçaklardaki vinilex kaplama çatlamaya başladı bile. Aylar geçtikçe kaplamanın tamamının oldukça kötü duruma düşeceği gerçekliğini de şimdiden tahmin edilebilir kılıyor. Nitekim görünmez kısımlardaki malzemenin kaliteli olduğu iddiası da tüm bu gözlemlerle ne kadar gerçek olabilir diye düşünmemek elde değil.
 
       Sonuç olarak diyebiliriz ki, Çağsit yetkilileri ile alışverişte her konuda güven sorunu yaşayacağımız maalesef kaçınılamaz bir gerçek.

7 Ağustos 2014 Perşembe

Turkcell Müşteri Hizmetleri Denetleme Bilgileri


Turkcell Müşteri Hizmetleri Tutumuna İlişkin Denetim


Olay: Turkcell İletişim Merkezi'nde yapılan kötü niyetli girişim

Aksaklıklar: Turkcell'in şeffaf olmayarak kötü niyetlileri koruması ve yalan söyleyen müşteri temsilcisi

Artı Puan: Yok... Ciddi şekilde eksi puanlık bir tutum


       Olay, başka operatörden hizmet almakta olan ve Turkcell prefix'e sahip telefon numarasına şu şekilde mesaj gelmesiyle başlıyor:

       "Değerli Müşterimiz,kimlik bilgilerinizdeki uyuşmazlık sebebiyle numara taşıma talebi mevcut operatörünüz tarafından reddedilmiştir. Detayli blgi için 4440532yi arayiniz.Teşekkür ederiz."

       Ancak hattın sahibi hiç bir numara taşıma girişiminde bulunmadığı için, Türkcell'e ulaşarak bunun kötü niyetli bir girişim olduğunu ve ilgilenilerek kendisinin de haberdar edilmesi konusunda istekte bulunuyor. Türkcell'in genç ve deneyimsiz çalışanı geri dönüş yaparak şikayetin yazılı olarak yapılmasını ve hatta kimlik eklenmesini de istiyor. Burada numaranın taşıma girişimi başarısız olduğu için ve iade edilmesi gibi bir işlem gerekmediğinden dolayı esas hat sahibinin bu derece kendini kanıtlamasına gerek yok ve üstelik Turkcell'in ilk yıllarından beri Turkcell'de kalarak kullandığı bir numarasından müşteri temsilcisinin ulaşması sonucu, kendisiyle görüşüyor. Sabit telefonu ve e-posta adresi de Turkcell'de var ve iade talebi gerektiren bir durum da yok. Yani tamamen anlamsız şekilde nüfus cüzdanı gibi belgeler isteniyor.

       Müşteri temsilcisinin el yazısı ile başvuru isteğine uyularak, konu özetlenip kağıda yazılıyor ve imzalanarak bir dilekçe halinde hazırlanıyor. A4 kağıdı ebatındaki belgenin yanına nüfus cüzdanı da konarak fotoğrafı çekilip e-posta ile gönderiliyor. Bu defa müşteri temsilcisi, nüfus cüzdanının arka yüzünün de görüntüsünü elde etmek için ısrar etmeye başlıyor. Her ne kadar müşteri "benim iade gerektiren bir talebim yok ve kandırmacalı bir iş yapabileceğim bir durumun bir senaryosunu bile kuramazsınız diyerek itiraz etse de, müşteri temsilcisi, "siz gönderin, biz numara taşıma girişiminde bulunan bayii ve kişinin adını size de söyleyeceğiz" diyor. Müşteri "prensibimiz gereği söylemeyiz dersiniz sonradan" dese dahi, adı (ya da kod adı) A. olan müşteri temsilcisi söyleneceğini ısrarla ifade ederek nüfus cüzdanının arka yüzünün görüntüsü için ısrar ediyor. Bu güvenceye dayanarak müşteri tekrar uğraşıp, nüfus cüzdanının arka yüzü görüntüsünü de eklediği yeni bir e-posta yolluyor.

       Ertesi gün kendini S. olarak tanıtan ve çözüm merkezinde çalıştığını söyleyen kişi, bayinin geçiş olmadığı ve belgeleri yırtıp attığı iddiasıyla bir bilgi veremeyeceğini söyleyip olayı sonlandırmaya çalışıyor. Önceden A. isimli müşteri temsilcisinden söz alan müşteri uzunca bir süre oyalanıp, "böyle bir sürecimiz yok" denerek yorulduktan sonra önceki müşteri temsilcisi ile tekrar iletişim kurulabilmesi konusunda anlaşma sağlanıyor.

       Daha sonraki günlerde A. isimli müşteri temsilcisi e-posta atarak numara taşıma başarılı olmadığı için bilgi veremeyeceğini söylüyor. Müşterinin A. ya e-posta ile yanıt verip kendisini hemen sesli olarak aramasını istemesiyle birlikte komedi filmi senaryosu gibi bir görüşme gerçekleşiyor. A. isimli müşteri temsilcisi sorulara yanıt vermek yerine her defasında başka şeylerin yanıtı olan cevaplar veriyor. Yalan söylediği ve ısrar ederek uğraştırdığı için sözünde durması gerektiğinde yardımcı olabileceği başka konu var mı diye soruyor. Görüşmeyi sonlandırabilmek için papağan gibi hızlı hızlı klişe yanıtlar ve açıklamalar yapıyor. "Türkcell yalan söylemenize onay verip, destekliyor mu" dendiğinde buna cevap vermek yerine başka cümleler kuruyor. Önceki konuşmada neden yalan söylediği sorulduğunda, geçmiş konuşmalarının dinlenmesi için ilgili birime gönderebileceğini söyleyerek zeytinyağı gibi sanki üste çıkıyor ve görüşme sonlanıyor.

       Bu komedi sonunda bir başka Türkcell çalışanı konuşmayı dinlemek üzere görev alıyor ve birkaç gün sonra şu SMS bilgilendirmesi geliyor:

       "İlettiğiniz başvurunuzu değerlendirdik. Talebiniz sonucu görüşme kayıtlarınızı dinledik. İstemeden yaşattığımız durumdan dolayı üzüntü duyuyoruz. Kalite sürecimize katkınızdan dolayı teşekkür ederiz. İyi günler dileriz."

       Şu konuyu kapatmacı, politik tavırlara bir bakar mısınız?

       Daha önceden muhatap bulma açısından müşteri hizmetleri konusunda artı puan verdiğimiz ve gözümüze kocaman görünmüş olan bir markanın, bu konuda tamamen boş çıktığı ve müşteri hizmetleri biriminin aslında güvenilmez olmakla birlikte, kandırmaca amaçlı olarak her cümleyi kurabileceğini ve de sanki baştan yaldızlı gibi duran imajını bu tip basit olaylarla tamamen zedeleyip, küçüldüğünü gözlemliyoruz.

       Son söz olarak, genç kullanıcılar arasında kimi esprili olarak söylenen ve ama ciddi tespitler içeren, genel kabul görmüş Turkcell imajlarını da üç madde halinde buradan söylemek/hatırlatmak istiyoruz:

       1- Çıkarcı (abartılı şekilde)

       2- Yamyam tutumlu

       3- Samimiyetsiz


7 Mart 2014 Cuma

Turkcell Tarife Denetim Bilgileri


Türkcell Tarife Düzenlemelerine İlişkin Denetleme Bilgileri


Olay: Turkcell tarifelerinde, yeni gelenlere ayrıcalık

Aksaklıklar: Eski abonelere her zaman vefasızlık

Artı Puan: Yok


       Türkcell dönem dönem yeni tarifeler çıkararak abone sayısını artırmaya çalışıyor. Numarasını taşıyarak gelenlere ya da yeni hat açtıranlara sağlanan avantajlı tarifeler eski tarifelere göre kesinlikle daha güzel ve tercih edilebilir oluyor.

       Bu konuda yaşanan ciddi bir sorun var maalesef. Sürekli operatör değiştiren kullanıcılar kendilerine bu şekilde önemli bir avantaj elde ederken, 17-18 hatta 20 yıllık en eski Türkcell aboneleri bile bu tarifelerden faydalanamıyor. Sürekli yerinde duran eski abonelerini çantada keklik gibi görmek maalesef çok da uygun bir davranış gibi görünmüyor.

       Bu haliyle durum değerlendirildiğinde, ilk zamanlarından beri kendine bağlı olan eski abonelerine Turkcell tarafından ciddi bir vefasızlık sergilenmiş oluyor. Üstelik bu durum yeni değil. Eskiden beri hep eski aboneler mağdur ediliyor. Kendini yolunacak kaz gibi görmek istemeyen eski abonelerin de bu vefasızlığa karşı vefalarını sürdürmeleri ne kadar mantık dahilinde olur diye, akıl süzgecinden bir geçirmek gerek.

       Nitekim eski kullanıcılarına avantaj gibi sunulan Sarı Kutu kampanyasında da ilk zamanki kampanyalar sonradan kötüleştirilerek, verilen puanlara karşılık oluşan sonraki dönem beklentileri yönünden maalesef bir fiyasko oluşmuştu. Örnek vermek gerekirse, mevcut puanı ile 6 aylık internet paketi alıp, sonraki 6 ayda kalan puanıyla süresini uzatma beklentisine giren abone maalesef bu konuda basiretsiz bir karar alarak paket puanlarını yükselten Türkcell karşısında, büyük bir kurum gibi algıladıkları kurum karşısında kafalarındaki mevcut güvenlerini önemli ölçüde kaybettiler.

       Turkcell eski müşterilerine gerçek avantajlar sağlamalı ve bu konudaki hatalarını da telafi etmeli. Güven sarsıcı tutarsız politikalar, ciddi ve büyük kurumsal şirket imajını maalesef ciddi biçimde zedeler ve hatta  siler.

22 Şubat 2014 Cumartesi

Matbaakent.com Denetleme


Matbaa Kent Organize Matbaacılık Sistemi Denetleme Bilgileri



Olay:   Kartvizit basımı siparişi
 
Aksaklıklar:   Satış belgesiz, oldu bitti peşin tahsilat / Sipariş teslim tarihi vermeme / Siparişi üretmeme / Para iadesi yapılacak denip yapmama / Haftalarca telefonda sorunu geçiştiren cümleler kurarak yıldırma / E-posta iletişimi yapmama / Yetkili kişiye ulaşamama / Umursamazlık
 
Artı Puan:   Yok


Matbaakent .com Denetleme


 
 
       Atalarımız geçmiş zamanlardaki deneyimlerini çoğu kez çok kısa ve öz ifade etmişler. "Balık baştan kokar" atasözü de dikkate alınması gereken bu özlü sözlerden. Bir de yapılacak bir işin bedelinin peşin ödenmesinde sorun çıkmaması çok ender rastlanır. Çünkü işi teslim edecek olan zaten alacağını almış ve başkaca bir beklentisi kalmamıştır. O iş ya uzar, ya aksar, ya sallanır, ya da beklentinin çok altında olur. Hatta öyle kimseye denk gelir ki, parayı alınca artık hiç aldırmaz bile. Neyse biz tamamen olumsuz yorum yapmayı pek sevmiyoruz.

       Sahi bu konulara nereden girdik? Matbaakent'ten bahsedecektik konu nasıl olduysa nerelere kaymış birden.

       Kimi zaman yorum yapmak ne zor!..